Kabullenmek

Şubat 17, 2013

 

 

O öyle yapmış, bu böyle yapmış…

Neden yaptın, niçin yaptın ?

Kim kime ne demiş, ne yapmış ?

O suçlu, bu suçlu…

Ya da bu olaylar neden böyle oluyor, niçin ben yaşıyorum ?

Sorular, yargılar, eleştiriler, sitemler, suçlamalar, iç çekmeler, kendimize ve başkalarına küsmeler, darılmalar, alınmalar gırla hayatımızda.

Çünkü biz hep haklıyız, biz hep doğruyuz. Hayat ve karşımızdakiler tu kaka, kötü, art niyetli, suçlu, kabahatli…

O karşımızdakiler yok mu o karşımızdakiler!

Ya da o hayat yok mu o hayat!

Ne istiyorlar bizden ?

Hayat ve insanlar zaman zaman canımızı acıtırlar, kalbimizi kırarlar, bizi yerden yere vururlar, ütümüze üstümüze gelirler.

Kendimizi savuna savuna helak oluruz da yine de ne hayata ne de insanlara laf anlatamayız.

Eeeee ne olacak şimdi ?

Hepimiz başımızı ellerimizin arasına alıp, kendi içimize döneceğiz. Cevap orda bizi bekliyor.

“Ben nerde neyi görüp kabullenmem lazım” diye düşünüp, iç dünyamıza bir el atıp karıştırmalıyız. Kabullenmemiz gereken doğru, yanlış ne varsa, ne yaşanmışsa  çekip çıkartmalı “evet şurada da ben şu hatayı veya eksiği yaptım veya bu olayın olmasında da vardır bir hayır” diyebilmeliyiz.

Kabullenmek çok büyük bir erdem, fakat bunu fark etmek ve uygulamak için kaç kişi yüreğini ortaya koyma cesareti gösterebilir bilemem?

Kendimizi ve hayatımızdaki olayları kabullenerek yaşamak demek;  huzuru ve mutluluğu yakalamanın, yüklerimizden kurtulmanın altın anahtarını ele geçirmiş olmamız demektir.

İçinizdeki ışıkla kalın,

Olga Eylem Öztürk

 

 

Bu Yazıyı Paylaşın

  • Delicious
  • Digg
  • Newsvine
  • RSS
  • StumbleUpon
  • Technorati

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.

Yorum Yap